KIYAMET

ENGLISH

Imamet
Hazreti Fatima Selamullahi Aleyha
Zuhur
Rec'at
Kiyamet
Kerbela
Namaz
Abdest

الْلَهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدْ وَاَلِ مُحَمَّدْ وَعَجِّلْ فَرَجَهُمْ وَالْعَنْ أَعْدَائَهُمْ

Hz. Resulü Kibriya Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

“Kıyamette hiçbir kul dört şeyden sorgulanmadan bir adım dahi atamaz: Ömrünü hangi yolda harcadı? Malını nereden kazandı ve nerede kullandı? Ameli olarak neler yaptı? Ve biz Ehlibeytin muhabbeti!”

Uyun-u Ahbarı’r-Rıza kitabının nakli ile Biharu’l-Envar kitabında yer alan metin şöyledir : Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem şöyle buyurmuştur: Kiyamette sorulacak ilk şey, biz Ehlibeyt’in dostluğudur.[1] Bu hususta aşağıda özet olarak belirtilmiş noktaları okumanızı ve son neticeye dikkat etmenizi tavsiye ederiz:

1. Kur’an-ı Kerim’de yer alan bir ayet esasınca Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem, Ehlibeyt’i sevme dışında kendi görevi için başka bir karşılık istememiştir: İşte bu, Allah’ın inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: “Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden, akrabalıktan doğan sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” Kim güzel bir iş yaparsa, onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.[2] Şiilerin ekseriyeti bu ayeti Ehlibeyt’i sevmek olarak tefsir etmiş ve Ehlisünnetin birçok hadislerinde de böyle bir tefsire işaret edilmiştir; örneğin İbn. Abbas şöyle nakletmektedir: Bu ayet nazil olduktan sonra Hz. Peygamberin Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem sahabeleri ey Allah’ın Resulü Allah’ın sevilmesini emrettiği şahıslar kimlerdir diye sordu ve Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem Fatıma Selamullahi Aleyha ve evlatlarıdır diye buyurdu.[3]Bu bağlamda Ehlibeyt’in velayet ve sevgisi şarttır.

2. Allah Subhanallah Teala, Peygamber ve Ehlibeyt dostluğu sadece dil ile olmamalı, bu onların emirlerine uymayı da peşinden getirmelidir. Yüce Allah Hz. Peygambere şöyle buyurmaktadır: De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”[4] Bu ayetler esasınca sevgi itaat etmeyi gerektirir ve bu ikisi de günahların bağışlanmasına neden olur.

3. İmam Sadık Aleyhisselam bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Kıyamet günü sorulacak ilk sorular şunlardır: Farz namazlar, farz zekâtlar, farz oruçlar, farz haç ve biz Ehlibeyt’in velayeti.”[5] Bu rivayet ve benzerleri iki önemli unsur olan “velayet” ve “salih amel” arasındaki bir tür gereklilik ve birlikteliği gösterir ve bunun açıklaması şudur:

3-1. Hz. Peygamberin Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem makam ve konumunu tanıyan ve hem Kur’an’da ve hem de Allah Resulü’nün tavsiyelerinde Ehlibeyt sevgisinin gerekliliğini bilen şahıslar, bütün bunlara rağmen bu yüce aileye yönelik kin ve haset taşırlarsa ve kalpleri Ehlibeyt sevgisinden yoksun olursa, onların zahirde iyi olan amelleri de kabul edilmez. Zira böyle ameller temiz bir niyetten türemez.

3-2. Öte taraftan zahirde kendini Ehlibeyt’i sevenler olarak tanıtanlar, lakin pratikte onların tavsiye ve buyruklarından yüz çevirenler Ehlibeyt’in gerçek sevenleri değildirler; zira işaret edildiği gibi sevgi ardından itaati getirir.

3-3. Rivayette Ehlibeyt sevgisi kıyamette sorulacak ilk konu olarak belirtilmiştir, lakin diğer rivayetleri de göz önünde bulundurarak bunun diğer amellerin önemsiz olduğu manasına gelmediği belirtilmelidir. Bilakis İmam Sadık’tan Aleyhisselam nakledilen rivayette de açıkça belirtildiği gibi velayet ve sevgiye ek olarak namaz, oruç, zekât ve hac da kıyametteki ilk sorulardandır. Hem bu rivayette ve hem de sorunuza konu olan rivayette “kuldan sorulacak ilk soru” tabirinden istifade edilmesi enteresandır. Cevap bağlamında son netice şudur: Kıyamet gününde velayet ve Ehlibeyt sevgisi namaz, oruç ve zekât gibi diğer şer’i önemli farzların yanında ve hatta onlardan daha yüksek bir derecede sorulacaktır ve bu konu Kur’an ve sünnet öğretilerine aykırı değildir ve biz Şiiler bunu dile getirmekten hiçbir kuşku ve kaygı duymamaktayız.

Kıyamet Alametleri

İnsanların Dirilmesi

Kur’an-ı Mecid, çok sayıda ayette insanların kıyamet gününde nasıl dirileceklerini açıklamıştır. Zümer suresinin 68. Ayetinde İsrafil surunun bir defa üfürülmesi ile Allah’ın diledikleri dışındaki tüm canlılar ölecektir. Daha sonra bir yeniden sura üflenecek ve herkes dirilerek hesaba çekileceklerdir.

وَ نُفِخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَنْ فِي السَّماواتِ وَ مَنْ فِي الْأَرْضِ إِلاَّ مَنْ شاءَ اللَّهُ ثُمَّ نُفِخَ فيهِ أُخْرى‏ فَإِذا هُمْ قِيامٌ يَنْظُرُون‏

“Sûr’a üflenir ve Allah’ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.” (Zümer, 68)

Hesaba Çekilmek

Kıyamette gerçekleşecek en önemli şey, insanların hesaba çekilerek yaptıklarının sorgulanmasıdır. Bu sorgulama ve hesaba çekilmeler peygamberler (a.s) tarafından insanlara tebliğ edilerek ulaştırılan inançlar ve pratik ameller (ahkâm) esasına göre gerçekleşecektir. Her kes kendi yaptıklarının karşılığı görecek ve kimse bir başkasının günah ve hatalarını üstlenmeyecektir. Ayrıca kimseye zulüm edilmeyecektir.

Sırat Köprüsü

İslami kaynak ve metinlere göre, sırat, cennet yolu üzerinde cehennem ateşinin üzerinde kurulan ve tüm insanların üzerinden geçeceği bir köprüdür. Salih ve iyi insanlar ondan hızla geçecek, kötü ve günahkârlar ise oradan düşerek cehenneme varit olacaklardır. Bazı hadislerde, insanların bu köprüden geçiş hızları onların iman, ihlas ve salih amellerine bağlı olacağı kaydedilmiştir. Hz. Fahri Kâinat Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem bu konu hakkında şöyle buyurmuştur:

“Cehennem üzerinde kıldan daha ince ve kılıçtan daha keskin bir köprü vardır.”

Başka bir rivayette ise efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Kıyamet günü, cehennem üzerine sırat köprüsü kurulduğunda, yalnızca izni olanlar oradan geçebileceklerdir. İzin ise Ali bin Ebu Talib Aleyhisselam’ın velayeti olacaktır.”

[1] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, c. 27, s. 79, hadis 18, Müessese-i El- Vefa, Beyrut, 1404 h.k.

[2] Şura Suresi, 23. ayet.

[3] İbni ebi Hatem, Tefsiri’l Kur’an-i’l Azim, s. 10, s. 3277, hadis 18477, Mekteberi Nizarı Mustafa El- Baz, Arabistan-ı Suudi, Mekke’tü’l Mükerreme, 1419 h.k.

[4] A’li İmran Suresi, 31. ayet: "قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُوني‏ يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَ يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَ اللَّهُ غَفُورٌ رَحيم".

[5] Hürr’ü Amuli, Muhammed bin El- Hasan, Vesailu’ş Şia, c. 4, s. 124, hadis 4688, Müessese-i A’lu’l Beyt, Kum, 1409 h.k.

14 Masum Aleyhimusselam Eşittir Ve Tek Nurdur :

Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem ..... Imam Ali Murtaza Aleyhisselam ..... Hazreti Fatima-i Zehra Selamullahi Aleyha ..... Imam Hasan al-Mucteba Aleyhisselam

Imam Hüseyin Seyyidi Suheda Aleyhisselam ..... Imam Aliyen Zeynel Abidin Aleyhisselam ..... Imam Muhammed Bakir Aleyhisselam ..... Imam Cafer Sadik Aleyhisselam

Imam Musa Kazim Aleyhisselam ..... Imam Ali Riza Aleyhisselam ..... Imam Muhammed Taki Aleyhisselam ..... Imam Ali Naki Aleyhisselam ..... Imam Hasan Askeri Aleyhisselam

Imam Mehdi Aleyhisselam.