NAMAZ MÜMİNİN MİRACIDIR.

ENGLISH

Imamet
Hazreti Fatima Selamullahi Aleyha
Zuhur
Rec'at
Kiyamet
Kerbela
Namaz
Abdest

الْلَهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدْ وَاَلِ مُحَمَّدْ وَعَجِّلْ فَرَجَهُمْ وَالْعَنْ أَعْدَائَهُمْ

Namaz dinî amellerin en önemlisidir. Âlemlerin Rabbi katında kabul olursa, diğer ibadetler de kabul olur; namaz kabul olmazsa, diğer ameller de kabul olmaz. Nasıl ki günde beş defa bir nehir de yıkanan insan, tertemiz olur ve bedeninde kir kalmazsa, günlük kılınan beş vakit namaz da insanı öylece günahlardan temizler. Namazın ilk vakitte kılınması iyidir. Namazı hafife alıp önemsemeyen kimse, namaz kılmayan kimse gibidir. Resulullah Efendimiz (Al-lah ona ve Ehlibeyti'ne rahmet etsin) şöyle buyurmuştur: "Namazı önemsemeyip hafife alan kimse, ahiret azabını hak eder."

Bir gün Resulullah Efendimiz (s.a.a) mescitte iken birisi gelip namaza durdu, rükû ve secdeleri gerektiği gibi yerine getirmedi. Bunun üzerine Hazret: "Bu adam, namazı bu şekilde olduğu hâlde ölürse, benim dinim üzere ölmemiştir." buyurdu.

O hâlde insan, namazları hızlı ve acele kılmamaya özen göstermeli; namazdayken Allah'ı hatırlayıp O'na karşı huzu, huşu ve vakarlı olmalı; kiminle konuştuğunun farkında olmalı ve âlemlerin Rabbinin azamet ve büyüklüğü karşısında kendisini hiç ve çok hakir görmelidir.

Eğer namazda insan, bu nüktelere tam olarak dikkat ederse kendisini unutur. Yine namaz kılan kimse, tövbe etmeli, Allah'tan bağışlanma dilemeli ve namazın kabul olmasına engel olan haset, kibir, gıybet, haram yemek, aklın fonksiyonunu yitirici şeyleri içmek, humus ve zekât vermemek gibi günahları, hatta günah sayılan bütün her şeyi terk etmelidir.

Ayrıca namazın sevabını azaltan işleri yapmamalıdır. Örneğin, uykulu ve idrarı sıkıştığı bir hâlde namaza durmamalı ve namaz kılarken gökyüzüne bakmamalıdır.

Aynı zamanda akik yüzük takmak, temiz elbise giymek, saç ve sakalı taramak, dişleri fırçalamak ve güzel koku kullanmak gibi namazın sevabını artıran işleri de yapması uygundur.

"Musa Aleyhisselam bir yerdem geçiyordu. Bir abit gördü. Namaz kılıyordu, dua ediyordu. Ama anladıki o abitin duası kabul olmuyor. Allah'u Teala Musa Aleyhisselam'a buyurdu ki "O senin peygamberliğinde şüphe ediyor. Bu abit ne kadar da dua etse kabul olmaz." Hadis-i Şerifte buyurulmuşki : "Bizim velayetimizde şüphe eden kişi Kabe'ye gitse 2.000.000 sene ağlasa ve onun örtüsümdem tutup ibadet etsede o kişi kafirdir. Onu Allahu Teala kolundan tutup cehenneme atar."

Ezan

ALLAH-U EKBER (4 defa)

EŞHEDU EN LA İLAHE İLLELLAH (2 defa)

EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULUL-LAH (2 defa)

EŞHEDU ENNE ĚLİYYEN WELİYYULLAH -Bu ezanın bir parçası değildir, ama okunması iyidir.-(2 defa)

HAYYE ĚLE-Ŝ ŜALAH (2 defa)

HAYYE ĚLE-L FELAH (2 defa)

HAYYE ĚLE ĤAYR-İL ĚMEL (2 defa)

ALLAH-U EKBER (2 defa)

LA İLAHE İLLELLAH (2 defa)

İkâme

Ezandan sonra ikâmenin okunması da müstehap olup önemle vurgulanmıştır.

İkâme şöyle okunur:

ALLAH-U EKBER (2 defa)

EŞHEDU EN LA İLAHE İLLELLAH (2 defa)

EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN RESULUL-LAH (2 defa)

EŞHEDU ENNE ĚLİYYEN WELİYYULLAH -Bu, ikâmenin bir parçası değildir ama okunması iyidir- (2 defa)

HAYYE ĚLE-Ŝ ŜALAH (2 defa)

HAYYE ĚLE-L FELAH (2 defa)

HAYYE ĚLE ĤAYRİL ĚMEL (2 defa)

ĶAD ĶAMET-İŜ ŜALAH (2 defa)

ALLAH-U EKBER (2 defa)

LA İLAHE İLLELLAH (1 defa)

Ezan ve ikâmeyi okuduktan sonra şu ameller yapılmalıdır:

1- Niyet:

Namaza başlarken alemlerin rabbinin emrini yerine getirmek ve O’na yaklaşmak için namaz kıldığına niyet etmek ve ne yaptığının farkında olmaktır.

Örneğin kalbinde, “Edâ olarak üzerime farz olan öğle veya ikindi ve ... namazını kurbeten ilellah (Allah’a yakınlık için) kılıyorum” diye niyet eder veya diliyle bunu söyler.

2- Tekbiret-ul İhram:

Niyetten sonra “ALLAH-U EKBER” demekle takbiret-ul ihram getirilir. Takbir getirirken beden sukünet halinde olmalıdır ve takbir getirirken elleri kulakların hizasına kadar kaldırmak müstehaptır.(FIG 1)

3- Kıyam halinde (ayakta) Fatiha suresi ve peşinden Kur’an’dan herhangi bir sure örneğin ihlas suresi tam olarak okunur. (FIG 2)

Fatiha Sûresi

BİSMİLLAHİRREHMANİRREHÎM

- ELHEMDU LİLLAHİ REBBİL ĚLEMÎN

- ERREHMANİRREHÎM

- MALİKİ YEWMİDDÎN

- İYYAKE NE’BUDU WE İYYAKE NESTEÎN

- İHDİNE’Ŝ-ŜİRAŤ-EL MUSTEĶÎM

-ŜİRAŤELLEŹÎNE EN’ĚMTE ĚLEYHİM ĠEYRİL MEĠŻUBİ ĚLEYHİM WELEŻŻÂLLÎN

Tercümesi:

- Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

- Hamd, alemlerin Rabbi Allah’adır.

- (O) Rahman ve Rahimdir.

- Cezâ ve mükâfat gününün sahibidir.

- Yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz.

- Bizi doğru yola hidayet et.

- Nimet verdiğin kimselerin yoluna; (onlar) ki ne kendilerine gazap edilmiştir ve ne de sapmışlardır.

İhlas Sûresi

BİSMİLLAHİRREHMANİRREHİM.

- ĶUL HUWELLAHU EHED.

- ELLAH-UŜ ŜEMED.

- LEM YELİD WE LEM YÛLED.

- WE LEM YEKUN LEHU KUFUWEN EHED.

4- Fatiha ve sure okunduktan sonra (FIG 3)'te olduğu gibi rükua gidilerek “SUBHANE RABBİYEL ĚŽÎM-İ WE Bİ-HAMDİH” (Yüce Rabbim münezzehtir ve O’na hamd ederim) veya en az üç defa “SUBHANELLAH” (Allah münezzehtir) söylenilir.

Daha sonra (FIG 2)'de olduğu gibi doğrulup ayakta durarak, secdeye gitmeden önce “SEMİĚLLAH-U Lİ-MEN HAMİDEH” (Yani: Allah, O’na hamd edenin senasını kabul buyursun,) zikri okunur.

5- Rükudan sonra secdeye varılır ve yedi uzuv (alın, el içleri, diz kapakları ve ayakların baş parmakları) (FIG 5)'te olduğu gibi yere bırakıldıktan sonra “SUBHANE RABBİYEL Ě’LA WE Bİ-HAMDİH” (Her şeyden yüce olan Rabbim münezzehtir ve O’na hamd ederim) zikri veya en az üç defa “SUBHANELLAH” (Allah münezzehtir) söylenir. Daha sonra (FIG 6)'da olduğu gibi başı secdeden kaldırarak oturulur.

6- İkinci secdeye gidilerek birinci secdede söylenenler tekrarlanır. (FIG 5) ve (FIG 6)

7- Birinci rekatın ikinci secdesinden sonra ayağa kalkıp Fatiha ve bir sure okunur, daha sonra (FIG 4)'te olduğu gibi kunut tutulur.

Kunut Duası

Kunut, namazın ikinci rekatında, rükua gitmeden önce yerine getirilmesi önemle vurgulanan müstehaplardandır. Namaz kılan kunutta Allah’ı zikrederek dünya ve ahiretle ilgili istek ve hacetlerini dile getirip dua eder ve Yüce Allah’tan günahlarının bağışlanmasını diler; kunutta mümin kardeşler hakkında her türlü hayır dua da bulunabilir ve özellikle kunutta Kur’an-i Kerim’de yer alan veya Peygamber ve Ehl- Beyt İmamlarından nakledilen duaları okuyabilir.

Örneğin şu dualar kunutta okunabilir:

"RABBENA LA TUZİĠ ĶULÛBENA BA’DE İŹ HEDEYTENA WE HEB LENA MİN LEDUNKE RAHMETEN İNNEKE ENTEL WEHHAB" (Âl-i İmran-8)

Tercümesi: Rabbimiz, bizi doğru yola hidayet ettikten sonra kalplerimizi saptırma ve kendi katından bize rahmet bağışla şüphe yok ki sen fazlasıyla bağışta bulunansın.

Veya:

"RABBENA ATİNA FİDDUNYA HASENETEN

WE FİL AĤİRET-İ HASENETEN

WE ĶİNA ĚZABEN-NAR" (Bakara-201)

Tercümesi: Rabbimiz dünyada da bize iyilik ve güzellik ver; ahirette de iyilik ve güzellik ver ve bizi ateşin azabından koru.

8- Kunuttan sonra birinci rekatta olduğu gibi rükua gidilir ve peşinden iki secde yapılır. İki secdeden sonra oturulur ve teşehhüt okunur (FIG 6); teşehhüt şöyledir:

EŞHEDU EN LA İLAHE İLLELLAH WEHDEHÛ LA ŞERÎKE LEH WE EŞHEDU ENNE MUHAMMEDEN ĚBDUHU WE RASÛLUH

ALLAHUMME ŜALLİ ĚLA MUHAMMEDİN WE ÂL-İ MUHAMMED.

9- Kıldığı namaz iki rekatlı namaz ise teşehhütten sonra, namazın selamı okunarak namaz bitirilir (FIG 7); ama kıldığı namaz üç veya dört rekatlı namaz ise ayağa kalkılır ve üç defa tesbihat-ı arbea okunur.

Tesbihat-ı arbaa şöyledir:

“SUBHANELLAHİ WELHAMDU LİLLAHİ

WE LA İLAHE İLLELLAHU WELLAHU EKBER”

10- Tesbihattan sonra rükua gidilir ve iki secde yapılır. Daha sonra dördüncü rekat için ayağa kalkılır ve üçüncü rekattaki ameller aynen tekrarlanır. Sonra teşehhüt için oturulur ve teşehhüt okunduktan sonra namazın selamı okunur. Selam şöyledir:

“ES-SELAMU ĚLEYKE EYYUHENNEBİYYU WE RAHMETULLAHİ WE BEREKATUH ES-SELAMU ĚLEYNA WE ĚLA İBADİLLAH-İŜ ŜALİHÎN.” “ES-SELAMU ĚLEYKUM WE RAHMETULLAHİ WE BEREKATUH.”

Namazdan Sonra Okunan Dualar

İnsanın, namazdan sonra bir süre Allah’ı zikretmesi, dua okuması, Kur’an okuması müstehaptır. Buna namazın takibatı denir. Namazlardan sonra müstehap olan en önemli takiblerden biri “Hz. Fatıma’nın tesbihatı” diye bilinen şu zikirlerdir:

34 defa ELLAH-U EKBER,

33 defa ELHAMDULİLLAH

ve 33 defa SUBHANELLAH.

İmam Ali Aleyhisselam bir cemaatın önünden geçerken, cemaat ayağa kalkıp acele ederek ona doğru geldiler. Hz. Ali Aleyhisselam : «Bana gelen cemaat kimlerdir?» diye sorunca: «Senin şiandanız ey Müminlerin Emiri!» dediler. Hz. Ali onlara: «Hoş geldiniz» dedikten sonra buyurdular ki: «Ey yanıma gelen kimseler! Bana ne oluyor ki şiamın alametini ve bizi seven dostumuzun süsünü sizde göremiyorum». Utandıklarından dolayı sustular. Hz. Ali Aleyhisselam ile beraber olanlar, ona « Sizinle Ehl-i Beyt’i şereflendiren ve sizi insanlar arasından methetmekle tahsis edip size bu nimeti veren zatın aşkına şianızın vasıflarını bize bildiriniz»

Hz. Ali buyurdular ki: “Şiamız, Allahu Teala’yı sıfatıyla bihakkın tanıyan, Allah’ın emirleriyle amel edenlerdir. Fazilet ehlidirler. Doğru konuşurlar. Yiyecekleri azık, giydikleri iktisatlıdır. Tevazu ile yolda yürürler. Allah'a olan itaatlarının çokluğundan cisimleri zayıflamış, yaptıkları ibadetle ona boyun eğmişlerdir. Allahın haram kıldığı şeyden gözlerini kapatmış, Allahı iyice tanımak için bütün hislerini seferber etmişlerdir. Dünyadan pervaları yoktur.

Esenlik zamanlarında nefsani arzuları ne ise bela ve meşakkat anında da aynıdır. Allahın kazasına razıdırlar. Allahın onlara tahdid eylediği ecel müddeti olmasaydı, bir an evvel Allaha ve nail olacakları sevaba kavuşmaları iştiyakından ve can yakıcı azaptan korktuklarından dolayı, gözün çılıp kapatıldığı zaman kadarınca bile ruhları bedenlerinde sabit kalmayacaktı. Bu kainatın yaratıcısı onların nazarında yücelmiş, başkası gözlerinin önünde küçülmüştür. Cennet bahsinde onlar, sanki cenneti gözüyle görüp koltuklarının üzerine yaslanmış gibidirler. Cehennem bahsinde ise sanki cehennem ateşini gözleriyle görüp onda azaplandırılan kimseler gibidirler. Dünyanın birkaç gününün eziyetine sabır edip öldükten sonra onlara hemen uzun bir esenlik gelir. Dünya onları arzuladı, onlar dünyayı istemediler. Dünya onları talep eyledi fakat onlar, dünyayı emelinden aciz bıraktılar. Geceleyin namazda dururlarken, ayaklarını yan yana getirip Kuran-ı Kerim’in cüzlerini güzelce yavaş yavaş okurlar. Kuran’daki misallerden öğüt alırlar, gösterdiği ilaçla maddi ve manevi hastalıklarını tedavi edip şifa dilerler. Arka arkaya secdeye kapanıp alınlarını, ayaklarını ve dizlerini, ayak uçlarını yere koyar, Allaha yalvarmaktan gözyaşları yanaklarına akar, durumlarını ıslah eden yüce Allah’a sena ederler. Onları azaptan azadetmesi için, yüksek sesle Allah’a dua ederler.

Geceki vasıfları böyle olup, gündüzleri ise onlar, hikmet sahibi, iyilik eden, alim ve takva ehilleridir. Onları yaratan Allahın korkusu, onları zayıflatmıştır. Onlar, çakmak taşı gibi ışığı içlerinde taşırlar. Onları hasta veya akılları oynamış zannedersin. Ama hakikatte öyle değillerdir. Belki Rabbi’nin azametinden ve saltanatının güçlülüğünden içlerin öyle bir şey karışmıştır ki, kalpleri hayrette kalmış, akılları her şeyden fariğ olmuştur. Bu durumlarından ayıldıklarında, hemen temiz ameller işlemekle Allaha doğru acele ederler. Allaha az ibadet etmeye razı olmaz, ona yaptıkları fazla ibadeti çok görmezler. Nefislerini töhmet altına alır, işledikleri amellerinin kabul olup olmayacağından korkarlar. Onları dininde kuvvetli, huyunda ihtiyatlı, imanında hakikatlı, ilim için hevesli, fıkıh ilminde zeki, ilmiyle beraber halim, niyet ve idaresinde azimli, zenginliğinde iktisatlı, fakirliğinde süslü, şafkatinde sabırlı, Allaha eylediği ibadetinde huşulu, kuvvetli ananda merhametli, doğru yolda malını sarfetmek için arzulu, kazançlarında suhuletli, helali kazanmakta istekli, hidayette neşeli, insani şehvete karşı ismetli görürsün.

Tanımadığı bir kimse, onu aldatamaz. Yaptığı amelinin hesabını terk etmez. Allaha yapılan amel hususunda kendini kusurlu ve geç kalmış sayar. İşlediği salih amelinin kabulünden emin olmaz. İşi Allahın zikri olrak sabahlayıp, himmeti Allaha şükür olduğu halde akşamlar. Bir uyuklama kadarınca bile, Allahtan gafil kalmasından korkarak yatar. Allahın faziletine, rahmetine ve kavuştuğu nimetine neşeli olarak sabahlar. Kalbinin meyli, baki kalan şeyde olup fani olacak şeyin zevk ve sefasını terk eder. Kendinde gerçekten ilim ile ameli ve ilim ile hilmi birleştirmiştir. Neşesi devamlı olup tembellik ondan uzaktır. Uzun emel peşinde olmayıp arzusu yakın, hatası azdır. Ecelini bekler. Kalbi Allaha aşıktır. Rabbine şakirdir. Nefsini az bir şeyle ikna eder. Dinini korur. Öfkesini yutar. Komşusuna eziyet etmez. İşinde zorluk çıkarmaz. Onda böbürlenme yoktur. Sabır sahibidir. Allahı çok zikreder. İşlediği hayır işinde hiç riyakarlık yapmaz. İyi olan bir şeyi yapmayı terk etmez. İşte bu vasıflarda olan insanlar, bizim şiamız (yandaşlarımız), dostumuzdurlar. Onlar bizden ve beraberimizde olanlardır. Ayılın! İşte onlar herkesçe sevilir ve herkes onlara heveslenir.”

Hz. Ali Aleyhisselam bunları buyurduktan sonra, onlar beraberindekilerden bazısı ve âbid olan Hammam bin Ubbad bin Heysem, onun söylediği bu sözlerden vecde gelip bağırarak baygın halde yere düştü. Onu kıpırdattıklarında vefat ettiğini gördüler. Hemen Emir’ül Müminin ile beraberindekiler, onu yıkayıp cenaze namazını kıldılar. (İbn-i Hacer “es-Sevaik’ul Muhrika” S.154-155 ve “el-İsabe” C.4, S.113 / Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi “Yenabi’ül Mevedde” S.416-417)

"Namaz kılmayanın başına 15 bela gelir. 6 bela dünyada gelir:

1-Malı gider. 2-Ömrü gider. 3-Hayırları kabul olmaz. 4-Yüzünden nur gider. 5-Duası kabul olmaz. 6-Başkasının onun için ettiği dua kabul olmaz.

3 bela ölüm anında gelir:

1-Aç ölür. 2-Susuz ölür. 3-Tedirgin ölür.

3 bela kabir aleminde gelir:

1-Nekir-münker çok sert davranır. 2-Azapta kalır. 3-Kıyamete kadar kabri karanlıkta kalır.

3 bela kıyamette gelir:

1-Hayvan şeklinde kabirden çıkar. 2-Sorgu suali zor olur. 3-Sürüyüp cehenneme atılır."

Namaz kılarken secdede alın toprağa temas etmelidir. Secde mutlaka toprak ya da topraktan çıkan taş ya da yaprak gibi doğal olan şeylere yapılmalıdır. Kullanılan kıyafetlere veya halıya secde olmaz. Peygamberimiz zamanında bunu namaz kılanlara "alınlarınız taşa temas etsin" şeklinde buyurmuştur. Secde edilmesi gereken en faziletli toprak Kerbela Toprağıdır. (Yukarıda görüldüğü gibi)

(FIG 1)

(FIG 2)

(FIG 3)

(FIG 4)

(FIG 5)

(FIG 6)

(FIG 7)

Sabah ezanının vakti imsaktan 27 dakika sonra başlar güneş çıkma anına kadar devam eder.

4 rekatlık öğle namazını kıldıktan sonra ikindi namazının vakti girer ve akşam ezanına kadar devam eder.

Akşam ezanının vakti için 13 dakika ilave edilmelidir.

Yatsı ezanın vakti 3 rekatlık akşam namazını kıldıktan sonra girer.

Namazda eller aşağıya doğru serbest bırakılmalıdır. Aşağıdaki resimde olduğu gibi bağlanmamalıdır.

"Kıyamet günü ilk hesaba çekilecek şey namazdır."

"Namaz kılmayanı cehennemde Sakar diye bir yere atarlar. Sakarda 70 kuyu var ve herbir kuyuda 70 şehir, herbir şehirde 70 kasaba ve herbir kasabada 70 köy ve herbir köyde 70 ev ve herbir evde 70 sandık var. Herbir sandıkta 1001 çeşit azap var. Ve namaz kılmayan tek tek bunlardan geçirilir ve bu azaplara muptela olur."

"Namaz dinin direğidir. Namazın 3 manası var : Dua, emel, velayet."

"Namaz kılmayanın yüzüne gülen 70 defa Kabe'yi yıkmış, 70 mukarreb meleği ve 70 mürsel peygamberi öldürmüş gibidir."

"Namazın 4000 sırrı vardır. Henüz biri bile açığa çıkmamıştır."

"Hazreti Adem Aleyhisselamın zamanından beri bir kişi gündüz oruç tutup namaz kılsa, Hazreti Ali Aleyhisselam'ın velayetinde şüphe duysa o adam yüzüstü cehenneme atılır."

14 Masum Aleyhimusselam Eşittir Ve Tek Nurdur :

Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem ..... Imam Ali Murtaza Aleyhisselam ..... Hazreti Fatima-i Zehra Selamullahi Aleyha ..... Imam Hasan al-Mucteba Aleyhisselam

Imam Hüseyin Seyyidi Suheda Aleyhisselam ..... Imam Aliyen Zeynel Abidin Aleyhisselam ..... Imam Muhammed Bakir Aleyhisselam ..... Imam Cafer Sadik Aleyhisselam

Imam Musa Kazim Aleyhisselam ..... Imam Ali Riza Aleyhisselam ..... Imam Muhammed Taki Aleyhisselam ..... Imam Ali Naki Aleyhisselam ..... Imam Hasan Askeri Aleyhisselam

Imam Mehdi Aleyhisselam.